20 Kasım 2014 Perşembe

Kurumlarda Bilgi Güvenliği ve Veri Yedekleme İşlemleri...



Her geçen gün yenilenen teknoloji alt yapılarının, bir sonucu olarak günden güne artan ve kontrolsüz bir biçimde büyüyen verilerimizin önemi, eskiye nazaran çok daha yüksek… 

Bu kadar önemli verilerin yer aldığı cihazlarımızın ise, kapasitesi günden güne artmaktadır. Geçmişte birçok işlem dijital ortama taşınamazken elde edilen bilgilerin önemine de farklı bakış açılarıyla yaklaşırdık. Yeni dönemde ise, çoğumuzun telaffuz etmekte dahi zorlandığı bilgi işlem terimleriyle birlikte, bilginin önemi, bütünlüğü, kullanılabilirliği ve yedekliliği gibi birçok konu gündeme geliyor.

Kurumlar için her geçen gün önemi artan ve hayati bir öneme sahip olan verilerin, yedeklenmemesi büyük risk oluşturmaktadır. Bu nedenle yapılacak her türlü yedekleme operasyonunun belli süreçlerine bağlı olarak, yedekleme sistemleri kurulmalı ve yedekleme işlemleri günlük hatta bazı durumlarda anlık olarak takip edilmelidir.

Tabii ki ne zaman ihtiyacımızın olacağının belli olmadığı bir sisteme de büyük maddi ve manevi yatırımların yanında yapılan insan kaynaklı operasyonların büyüklüğü düşünüldüğünde, çoğu kurumun gözden çıkardığı yedekleme maliyetlerine, hala birçok kurum katlanmamak için bu işlemleri erteliyorlar.

Yeni teknoloji alt yapıları düşünüldüğünde, özellikle bulut ortamından kullanılacak bir yedekleme sistemi, kurumun bilgilerini yedeklemesini, güvenliğini, her yerden erişimini ve aynı zamanda, bir felaket durumunda bu bilgilerin tekrar kullanılabilir hale gelmesini sağlayacaktır.





Biz Mirsis olarak, özellikle son iki yıldır, felaket kurtarma ve yedekleme alanında bulut ya da yerel ortamlarda yaptığımız çalışmalarla kurumların bilgi güvenliğini sağlamanın yanında herhangi bir durumda da bu verilere erişebilmelerini sağlıyoruz…

Günümüzde çok çeşitli şekilde konumlandırılabilen yedekleme sistemlerinin, ihtiyaç duyduğu performansın yanında sürekli artan veriyi belirli bir süreye kadar saklayabilmek de ayrı bir sorun haline geldi. Özellikle büyük kurumların yaşadığı bu sorunun çözümü olarak ise, sürekli kapasite artırımı yapmak ya da geçmiş verileri temizlemekten başka yol yok. Eski verileri temizlemenin de bir dezavantajı, bir gün temizlediğimiz veriye tekrar erişmek istersek bunun mümkün olmaması sebebiyle kurumlara geri dönüşü yine maddi ve manevi bir hasar oluşturuyor. Bizim ürettiğimiz çözümlerde ise, istenildiği takdirde, yıllar öncesinde erişmek istediğiniz herhangi bir yedeğe dahi birkaç saniye içinde kolayca erişebilir durumda oluyorsunuz.





Yedekleme sistemini, yedeklenecek verinin türü, miktarı, yedeklenen verinin zaman içerisinde değişme oranı, maksimum veri kaybı gibi parametrelere bakarak yedekleme sıklığını da istediğimiz gibi ayarlayabiliyoruz. Bu sistemlerin, birden fazla sunucunun eş zamanlı yedekleme işlemini yapabilmesi, işletim sistemlerinin kayıt dosyalarını tam ve eş zamanlı olarak yedekleyebilmesi ve işletim sistemleri üzerinde çalışan uygulamaların yedeklerini sistem kapatılmadan alınabilmesi gerekmektedir.

Yedekleme denince akla ile olarak, sunucu (server) ve iş istasyonları gelse de aslında son kullanıcıların yedekleri de bir hayli önemlidir. Bu yedeklerin ise yine tanımlanan aralıklarla, tam (full), değişen (incremental) ve farklı (differential) biçimlerde, manüel ya da belirlenen aralıklarda otomatik olarak alınabilmesi ve bu yedeklerin, tam ya da kısmi kurtarma işlemlerinde, veri kaybına uğramadan elde edilebilmesi gerekmektedir. Bu işlemlerin hem yerel hem de geniş alan ağları üzerinde yapılabilmesi ve oluşan sorunların sistem yöneticilerine e-posta, sms gibi yollarla iletilebilmesi de son derece önemlidir.

Oluşturduğumuz bulut ya da yerel çözümlerde, mobil cihazlar da dâhil olmak üzere, tüm cihazların yedeklerini alabiliyor, istenildiği takdirde ise, geri dönülebilmesini sağlıyoruz. Ek olarak, deprem kuşağında olan ülkemizde yaşanacak olası bir fiziksel felaket durumunda, tüm sisteminizi bire bir ve anlık olarak yedekleyen sistemlerimizin yardımıyla, kurumların artan teknolojik kullanım oranlarını kesintiye ya da sekteye uğratmadan en yüksek seviyede çalışabilirlik oranlarına erişmelerini sağlıyoruz.







Veri kaybına neden olan sorunları 3 ana başlıkta toplayabiliriz. 

  • Donanımsal Kaynaklı Sorunlar
    Sabit diskin bozulması, yanması veya zarar görmesi, donanımsal kaynaklı sorunlardır. Eğer diğer donanımların zarar görmesi, sabit diski etkileyecek bir boyutta ise, bu durum da donanımsal kaynak sorun olarak değerlendirilebilir.
  • Yazılımsal Kaynaklı Sorunlar
    İşletim sisteminin çökmesi, yazılımların hatalı kullanılması, virüs veya zararlı yazılımların sisteme zarar vermesi gibi durumlar yazılım kaynaklı sorunlardır.
  • Dış Kaynaklı Sorunlar
    Elektrik kesilmesi, voltaj düşüklüğü veya yüksekliği ya da hırsızlık olayları gibi durumların, işletim sistemi ve donanımlara zarar vermesi ya da tamamen kaybı sonucu, internet üzerinden gelebilecek saldırılar ve saldırganların bilgilere ulaşılması, bilgisiz kullanıcıların bilgisayar ve sisteme zarar vermesi, dış kaynaklı sorunlardır.

Depolanan verilerin, herhangi bir nedenle zarar görmesi, kurumların çalışma süreçlerinde ciddi zararlara yol açabilmektedir. Yaşanabilecek bir felaket durumu sonrasında, depolanan verilerin geri yüklenememesi, kurumun ticari faaliyetlerine son vermesine neden olabilecek kadar ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Bu yüzden hem verilerimizi yedeklemeli, hem de bu yedeklerin çalıştığından emin olmalıyız.

Kurumunuzda olabilecek her türlü yedekleme ve felaket kurtarma projesinde, bulut ve yerel çözümlerimize ek olarak uzman kadromuzun da desteği ile Mirsis Bilgi Teknolojileri olarak her zaman destek olmaktan memnuniyet duyarız.


Nusret Büyükçelebi
Mirsis Bilgi Teknolojileri
Bilgi Güvenliği ve Sistem Müdürü




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder