12 Aralık 2014 Cuma

Mirsis’te Proje Yönetim Süreci

Mirsis olarak, PMP sertifikalı proje yöneticilerimiz ile CMMI modeline uygun olarak proje yönetimi yapmaktayız. Sürecimiz, işleyişimiz, iletişimimiz ve dokümantasyonumuz standartlara uygun, belli bir düzen içerisinde ilerlemekte ve iç denetim ekiplerimiz tarafından titizlikle denetlenmektedir.

Proje başlangıcından itibaren hiçbir süreç ve dokümantasyon atlamadan titizlikle oluşturulan raporlamalar, bilgilendirme e-postaları ve mevcut durum analizleri ile paydaşlar ve üst yönetim belirli periyotlarda bilgilendirilmektedir. Proje yönetim planlarımız ve diğer yardımcı planlar (iletişim Planı, Risk Planı vb.) özenle hazırlanmakta ve tüm projeler boyunca proje ekiplerine yardımcı olmaktadır.


Başarılı bir proje için kriterlerimiz;
-Projenin belirtilen tarihte bitirilmesi,
-Projenin belirtilen bütçe ile bitirilmesi,
- Proje sonunda, müşteri tarafından istenilen kapsamın ve kalite ihtiyaçlarının sağlanmasıdır.


Proje ekibinden beklentilerimize değinecek olursak;
Proje yönetimi genel bir yönetim bilgisi gerektirir. Genel yönetim kuralları, çalışmaları, kavramları, teknikleri, araçları ve yetenekleri proje yönetimi için temel oluşturur.
Proje ekibi CMMI proje yönetimi ve yazılım geliştirme süreçleri konusunda yetkin bir bilgi birikimine sahip olmalı, kişilere atanan rol ve sorumlulukların zamanında ve beklenen kalitede bitirilmelidir.

Paydaşlarımızla proje yönetim sürecindeki iletişimimizi nasıl sağlıyoruz?
Bu projeden projeye değişiklik göstermektedir. Buna proje başlangıcında iletişim planlaması esnasında karar veriyor; genelde haftalık statü toplantıları, raporlamalar, gerektiğinde yönlendirme komitesi ya da üst yönetim bilgilendirme toplantıları yapmaktayız.

Mirsis Bilgi Teknolojileri


İletişim, Başarılı Bir Proje İçin Olmazsa Olmazdır








Proje yönetimi özgün bir ürün, hizmet ya da sonuç yaratmak için yürütülen geçici bir girişimdir. Proje yönetiminde etkin bir iletişim yapısı; farklı kültür ve organizasyonel yapılara sahip, farklı bakış açıları ve deneyimleri olan birçok kişiyi birleştirerek paydaşlar arasında bir köprü oluşturur.
Mirsis olarak biz de proje yönetimi ve teknoloji danışmanı misyonumuzu önemsiyor, etkili iletişimin başarılı bir proje için olmazsa olmaz bir sorumluluk olduğuna inanyoruz. Bu sorumluluk ile hem müşterilerimiz hem de proje ekibi üyelerimiz ile iyi bir iletişime sahip olabilmek adına global kabul görmüş metotları kullanıyoruz.

Son yıllarda iletişimin önemi sadece iletişim mesleğini icra edenlerinin yanı sıra diğer tüm iş alanlarında da beklenen bir özellik haline gelmekle beraber, paydaşlar ile yüklenici arasındaki iletişimin proje yönetim sürecinde ne kadar önem arz ettiğini göstermektedir. Karşılaşılan problemlerin altından genel olarak çıkan nedenin başarısız iletişim olduğunu, çevremizdeki vakalara bakarak kolayca analiz edebiliyoruz.

Eğer başarılı bir iletişim hedefiniz varsa, proje yönetim sürecinizin ilk aşaması olarak paydaşlarınız ile oluşturacağınız bir iletişim planından büyük fayda görebileceğinize inanmaktayız. Yapılan planın kağıt üzerinde kalmayıp proaktif olarak da uygulanmasını sağlarsanız, proje esnasında karşılaştığınız sorunlara bir iyileştirme sağladığını fark edebilirsiniz.

Başarılı bir iletişim planın her iki tarafa da sağladığı avantajlardan bir kaçına örnek verecek olursak;

Beklentilerin Netleştirilmesi
Projeden beklentilerin her iki taraf hatta her kullanıcı, yönetici için farklı olduğunu hatırlatmakta fayda var. Bu süreçte paydaşların ortak bir ses ve net bir fikre sahip olması gerekmektedir. Projenin amacının tüm paydaşlar tarafından doğru ve aynı şekilde anlaşıldığından sorumlu yöneticiler emin olmalı, aynı çıktı beklentisi her iki taraf için netleştirilmelidir.

Proje Katılımcılarına Bilgilendirmenin Gerekli Düzeyde Sağlanması
Proje katılımcıları birer birer neler olduğu ve olacağı hakkında bilgilendirilmelidir. Eğer bu şekilde bir iletişim tarzını benimserseniz, herhangi bir değişiklikte kullanıcılar üzerinde yaratacağınız şaşkınlıkları minimuma indirmiş olursunuz. Proaktif olarak bilgilendirme toplantıları yapılarak kişileri yürüyen işler ve durum hakkında belirlenen periyotlarda güncelleyebilir, son dakika verilen kötü haber, durum ve değerlendirme esnasında yaşanacak kızgınlık ve öfke patlamalarını önleyebilirsiniz.

Takım Üyelerinin Yetkileri Hakkında Birebir Konuşulması
Başarılı bir iletişim için proje yöneticisi veya yöneticilerinin takım üyelerinden beklentilerini tam ve net bir şekilde açıklaması gerekmektedir. Eğer görev tanımı bilgilendirmesi yapılmaz ise takım üyesi kendinden beklenenden daha farklı işler peşinde koşarak gereksiz yere efor harcayacaktır. Bu durumda hem maliyet hem de performans açısından  sorunlar yaşanacak, ek olarak takım üyesi demotive olarak motivasyon eksikliğini projenin diğer üyelerine de yansıtacaktır.


Mirsis Bilgi Teknolojileri
Mirsis, PMI standartlarında proje yönetimi kuralları ile , profesyonel proje yönetimini gerçekleştirmektedir.
Proje Yönetimine sektörel bakış açısıyla  eğitim ve hizmetlerini dikey olarak zenginleştirerek  daha fazla değer üretir.Mirsis, proje yönetiminde teoriden çok pratik, uygulanabilir süreçler kullanır.

PYA proje yöneticileri, projeye ve koşullara göre pragmatik davranarak, PMP, Agile veya hibrit proje yönetimi seçeneklerini kullanarak projelerinizi profesyonel olarak yönetir ve teslim eder.

Mirsis Bilgi Teknolojileri

4 Aralık 2014 Perşembe

Geri dönüşüm Muhteşem Olacak

Geri dönüşüm diye bir kelime var hayatımızda. Terim olarak “atık malzemelerin hammadde haline getirilmesi ve tekrar imalata kazandırılması” anlamını taşısa da; çevre açısından bakıldığında aslında çok daha fazlası.
Burada anlatmak istediğim rakamlara bakarak konu ile ilgili farkındalığımızı bir nebze olsun arttırmak. Geri dönüşüm sayesinde çevremize ne katkıda bulunduğumuzu anlayabilmek.
Yaptığım araştırmalar sonrasında elde ettiğim bilgiler şunlar.

  • 1 ton atık kağıt geri dönüşürse 17 yetişkin ağacın kesilmesini önleriz. Bu 34 kişinin oksijen ihtiyacı demek. 
  •  1 ton atık kağıt kullanılarak yeni kağıt elde edilirse kış aylarında ısınma amacı ile iki ailenin tüketeceği 1750 litre fuel-oil tasarruf edilmiş olur.
  •  10 kola kutusu geri kazanılırsa bir TV nin 30 saatte harcadığı elektrik cebimizde kalmış olur. Bu aynı zamanda 100 kW/sa bir lambanın 35 saat çalışmasına eşit.
  • Bir kilo kola kutusu geri kazanıldığında; 8 kg boksit madeni, 14 kW/sa elektrik enerjisi korunmuş olur.
  •  Bir ton kullanılmış alüminyumdan alüminyum üretilirse; 1300 kg boksit bakiyesi, 15000 litre soğutma suyu korunmuş olur ve 2000 kg CO2 emisyonu daha az oluşur.
  • Parçalanmış beton, eğer içeriğinde katkı maddeleri yoksa yeni beton için kuru harç olarak kullanılabilir.
  • Cam sonsuz kere geri dönüşebilir. Böylece maden atığında %80 azalma sağlanmış olur. 



Resmi kurumlar konuya artık gerekli özeni gösteriyor. Birçok belediye atık toplama araçları ile geri dönüşümlü atıkların ayrı olarak toplanmasını sağlıyor. Burada en önemli nokta ise atıkların kaynağında ayrılması. Yani belediyenin bu atıkları topladıktan sonra ayırmaya çalışması daha maliyetli. Bu ayrımın daha atık çöpe giderken yapılması gerekiyor. Geri dönüşebilen maddeler: kimyasal atıklar, cam, kâğıt, alüminyum, pil, motor yağı, akü, beton, demir, elektronik atıklar, tekstil ürünleri, ahşap, metal vb.

Aklımızda kalsın!

Berrin İzci
Mirsis Bilgi Teknolojileri
Kalite Uzmanı




24 Kasım 2014 Pazartesi

Mirsis, Teknoloji Liderlerinin Ödüllendirildiği Geceye Destek Verdi

21 Kasım Cuma aksamı Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen CIO ödülleri gecesinde Mirsis, gümüş sponsor olarak yer aldı. Mirsis Bilgi teknolojileri Kurucu Ortakları Ece Kutlucan ve Gül Düzgider’in katılımıyla gerçeklesen ödül töreninde; teknolojinin liderleri  bağımsız bir jüri tarafından değerlendirildikten sonra En Yenilikçi CIO, Kamu CIO’su, Geleceğin IT Liderleri ve IT’de Kadın Liderler kategorilerinde ödüllendirildi.

Mirsis Bilgi Teknolojileri kurucu ortaklarından Gül Düzgider’in de ödül verdiği gecede, 2015’te kurumları değiştirecek teknolojiler ve şirketlerin iş yapış biçimlerini dönüştürecek gelişmeler tartışıldı.
Geceye katılım sağlayan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Tayfun Acarer “Türkiye’nin 2023 vizyonu oldukça iddialı. Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan herkes bu vizyona ulaşmak için elinden geleni yapıyor. Bilişim sektörünün hedefi çok büyük. ICT denilen alanda iletişim ile birlikte bilgi teknolojileri yer alıyor.

Türkiye, 200’den fazla üniversitesiyle çok genç ve hızlı düşünen bir ülke. Ar-Ge’nin ve BT’nin olanaklarından yararlanmanın en uygun olduğu herhalde dünyadaki ilk üç ülkeden birisi Türkiye. Bilişim yöneticilerine bu konuda büyük bir rol düşüyor. Sektör inanılmaz bir şekilde gelişiyor. Fırsatlar bilişimde.” diyerek Türkiye’de bilişim sektörünün ne denli gelişmelere açık     ve fırsatlarla dolu olduğunu vurguladı.

Geceye ev sahipliği yapan Dünya Şirket Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erdem Top ise yaptığı konuşmada: “Dünya Grubu olarak hem bilişim yayınlarımız ve hem de 30 yılı aşkın süredir iş dünyasının profesyonellerine rehberlik eden gazetemiz ile teknolojideki değişimin takipçisi olduk. Anadolu toplantılarımızda bu bilgiyi ve değişimin gücünü ülkemizin farklı köşelerinde anlatmaya çalıştık. Teknolojinin gücünü, kurumların dönüşümüne katkısını anlatmaya ve yaymaya devam edeceğiz." diyerek bilişim teknolojilerinin nabzını tutmaya devam edeceklerini belirtti.  



20 Kasım 2014 Perşembe

Kurumlarda Bilgi Güvenliği ve Veri Yedekleme İşlemleri...



Her geçen gün yenilenen teknoloji alt yapılarının, bir sonucu olarak günden güne artan ve kontrolsüz bir biçimde büyüyen verilerimizin önemi, eskiye nazaran çok daha yüksek… 

Bu kadar önemli verilerin yer aldığı cihazlarımızın ise, kapasitesi günden güne artmaktadır. Geçmişte birçok işlem dijital ortama taşınamazken elde edilen bilgilerin önemine de farklı bakış açılarıyla yaklaşırdık. Yeni dönemde ise, çoğumuzun telaffuz etmekte dahi zorlandığı bilgi işlem terimleriyle birlikte, bilginin önemi, bütünlüğü, kullanılabilirliği ve yedekliliği gibi birçok konu gündeme geliyor.

Kurumlar için her geçen gün önemi artan ve hayati bir öneme sahip olan verilerin, yedeklenmemesi büyük risk oluşturmaktadır. Bu nedenle yapılacak her türlü yedekleme operasyonunun belli süreçlerine bağlı olarak, yedekleme sistemleri kurulmalı ve yedekleme işlemleri günlük hatta bazı durumlarda anlık olarak takip edilmelidir.

Tabii ki ne zaman ihtiyacımızın olacağının belli olmadığı bir sisteme de büyük maddi ve manevi yatırımların yanında yapılan insan kaynaklı operasyonların büyüklüğü düşünüldüğünde, çoğu kurumun gözden çıkardığı yedekleme maliyetlerine, hala birçok kurum katlanmamak için bu işlemleri erteliyorlar.

Yeni teknoloji alt yapıları düşünüldüğünde, özellikle bulut ortamından kullanılacak bir yedekleme sistemi, kurumun bilgilerini yedeklemesini, güvenliğini, her yerden erişimini ve aynı zamanda, bir felaket durumunda bu bilgilerin tekrar kullanılabilir hale gelmesini sağlayacaktır.





Biz Mirsis olarak, özellikle son iki yıldır, felaket kurtarma ve yedekleme alanında bulut ya da yerel ortamlarda yaptığımız çalışmalarla kurumların bilgi güvenliğini sağlamanın yanında herhangi bir durumda da bu verilere erişebilmelerini sağlıyoruz…

Günümüzde çok çeşitli şekilde konumlandırılabilen yedekleme sistemlerinin, ihtiyaç duyduğu performansın yanında sürekli artan veriyi belirli bir süreye kadar saklayabilmek de ayrı bir sorun haline geldi. Özellikle büyük kurumların yaşadığı bu sorunun çözümü olarak ise, sürekli kapasite artırımı yapmak ya da geçmiş verileri temizlemekten başka yol yok. Eski verileri temizlemenin de bir dezavantajı, bir gün temizlediğimiz veriye tekrar erişmek istersek bunun mümkün olmaması sebebiyle kurumlara geri dönüşü yine maddi ve manevi bir hasar oluşturuyor. Bizim ürettiğimiz çözümlerde ise, istenildiği takdirde, yıllar öncesinde erişmek istediğiniz herhangi bir yedeğe dahi birkaç saniye içinde kolayca erişebilir durumda oluyorsunuz.





Yedekleme sistemini, yedeklenecek verinin türü, miktarı, yedeklenen verinin zaman içerisinde değişme oranı, maksimum veri kaybı gibi parametrelere bakarak yedekleme sıklığını da istediğimiz gibi ayarlayabiliyoruz. Bu sistemlerin, birden fazla sunucunun eş zamanlı yedekleme işlemini yapabilmesi, işletim sistemlerinin kayıt dosyalarını tam ve eş zamanlı olarak yedekleyebilmesi ve işletim sistemleri üzerinde çalışan uygulamaların yedeklerini sistem kapatılmadan alınabilmesi gerekmektedir.

Yedekleme denince akla ile olarak, sunucu (server) ve iş istasyonları gelse de aslında son kullanıcıların yedekleri de bir hayli önemlidir. Bu yedeklerin ise yine tanımlanan aralıklarla, tam (full), değişen (incremental) ve farklı (differential) biçimlerde, manüel ya da belirlenen aralıklarda otomatik olarak alınabilmesi ve bu yedeklerin, tam ya da kısmi kurtarma işlemlerinde, veri kaybına uğramadan elde edilebilmesi gerekmektedir. Bu işlemlerin hem yerel hem de geniş alan ağları üzerinde yapılabilmesi ve oluşan sorunların sistem yöneticilerine e-posta, sms gibi yollarla iletilebilmesi de son derece önemlidir.

Oluşturduğumuz bulut ya da yerel çözümlerde, mobil cihazlar da dâhil olmak üzere, tüm cihazların yedeklerini alabiliyor, istenildiği takdirde ise, geri dönülebilmesini sağlıyoruz. Ek olarak, deprem kuşağında olan ülkemizde yaşanacak olası bir fiziksel felaket durumunda, tüm sisteminizi bire bir ve anlık olarak yedekleyen sistemlerimizin yardımıyla, kurumların artan teknolojik kullanım oranlarını kesintiye ya da sekteye uğratmadan en yüksek seviyede çalışabilirlik oranlarına erişmelerini sağlıyoruz.







Veri kaybına neden olan sorunları 3 ana başlıkta toplayabiliriz. 

  • Donanımsal Kaynaklı Sorunlar
    Sabit diskin bozulması, yanması veya zarar görmesi, donanımsal kaynaklı sorunlardır. Eğer diğer donanımların zarar görmesi, sabit diski etkileyecek bir boyutta ise, bu durum da donanımsal kaynak sorun olarak değerlendirilebilir.
  • Yazılımsal Kaynaklı Sorunlar
    İşletim sisteminin çökmesi, yazılımların hatalı kullanılması, virüs veya zararlı yazılımların sisteme zarar vermesi gibi durumlar yazılım kaynaklı sorunlardır.
  • Dış Kaynaklı Sorunlar
    Elektrik kesilmesi, voltaj düşüklüğü veya yüksekliği ya da hırsızlık olayları gibi durumların, işletim sistemi ve donanımlara zarar vermesi ya da tamamen kaybı sonucu, internet üzerinden gelebilecek saldırılar ve saldırganların bilgilere ulaşılması, bilgisiz kullanıcıların bilgisayar ve sisteme zarar vermesi, dış kaynaklı sorunlardır.

Depolanan verilerin, herhangi bir nedenle zarar görmesi, kurumların çalışma süreçlerinde ciddi zararlara yol açabilmektedir. Yaşanabilecek bir felaket durumu sonrasında, depolanan verilerin geri yüklenememesi, kurumun ticari faaliyetlerine son vermesine neden olabilecek kadar ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Bu yüzden hem verilerimizi yedeklemeli, hem de bu yedeklerin çalıştığından emin olmalıyız.

Kurumunuzda olabilecek her türlü yedekleme ve felaket kurtarma projesinde, bulut ve yerel çözümlerimize ek olarak uzman kadromuzun da desteği ile Mirsis Bilgi Teknolojileri olarak her zaman destek olmaktan memnuniyet duyarız.


Nusret Büyükçelebi
Mirsis Bilgi Teknolojileri
Bilgi Güvenliği ve Sistem Müdürü