22 Şubat 2012 Çarşamba

Kirala, Kullan, Dönüştür


Çevreye tamamen zararsız, hammaddenin tekrar aynı şekilde kullanılabildiği bir üretim sürecini hedefleyen “Beşikten Beşiğe” sisteminin kurucularından Prof. Dr. Michael Braungart, yeşil bina teknolojisinin sadece “ kötü şeyleri daha az yapma” üzerine kurulu olduğunu düşünüyor. Braungart “Yeşil binaların ortaya çıkış amacı güzel, ama artık tamamen iyi şeyler yapmamız gerek” diyor. Braungart’ın geliştirdiği sistemde üretilen halılar evlerin havasını temizliyor, duvardaki boyalar mikropları yok ediyor, arabalar lego gibi parçalara bölünüp tekrar kullanılabiliyor.

Kimyager Prof. Dr. Michael Braungart’ın mimar ortağı William Mcdonough ile geliştirdiği “Beşikten Beşiğe (C2C)” çevre için tamamen zararsız bir tasarım döngüsü. Bu sistemde ürünler hammaddelerine kadar tekrar kullanılıyor ya da biyolojik-teknik yöntemlerle doğaya ve insan sağlığına zarar vermeden çözülmesi sağlanıyor.

Bu işlemde hedef, tekrar hammadde olarak kullanılacak ürünün değerinde hiçbir şey kaybetmiyor olmasından emin olmak. Bu sistemle birlikte biyolojik bir döngüsü sağlanıyor, ürün tamamen doğa dostu yöntemlerle üretilip kullanılıyor ve işlevi bittikten sonra dönüştürülüp tekrar kullanılıyor. Bu yüzden C2C sisteminde üretilen ürünler satın alınmıyor sadece kullanım hakkına sahip olunuyor.

Braungart tarafından 1987’de Almanya’da kurulan uluslararası araştırma ve danışma enstitüsü EPEA, dünyanın her yerinde müşterilerine C2C metodolojisini anlatıyor. Yakın zamanda EPEA’nın Türkiye’de de bir ofisi kuruldu. Ofis, atık kavramını tamamen değiştiren bu konseptin yaygınlaşması için çalışmalarına başladı.

“Beşikten Beşiğe” tasarımı ile üretilmiş binlerce ürünün 600’ü sertifikalı. Şu an “ekonova” televizyon modeli üzerinde çalışılıyor. Bu televizyon diğerlerinden beşte bir oranda daha az zararlı gaz yayımı yapacak ve daha az enerji sarf edecek. Çin’de bebek arabasından yatağına kadar birçok bebek ürünü bu şekilde imal ediliyor. İsrail’de kısa bir süre sonra 30 bin araba ilk kez trafiğe çıkacak.”C2C” yöntemiyle üretilen otomobilin tüm parçaları lego gibi sökülüp tekrar başka bir araba yapmak için de kullanılabilecek.  Braungart, Fransa’da insülinin soluyarak alınabileceği bir sistem üzerinde çalıştığı bilgisini de veriyor.

Braungart, şu an Hollanda’da “C2C” sistemiyle tasarlanan 270 projenin devam ettiğini, en çok talebin de Çin’den geldiğini söylüyor. Braungart, Çin hükümetinin bu sistemi ülkenin geleceği olarak gördüğüne dikkat çekiyor. Bu sistemde yapılan binalarda dönen kapıların enerjisiyle kahve makinası çalıştırmak gibi küçük uygulamaların yanında havayı temizleyen boyalar, döngüye karışabilen betonlar ve çelikler kullandıklarını ifade ediyor.

C2C sistemiyle üretim yapan bir halı üreticisinin davetlisi olarak Uluslararas Yeşil Binalar Zirvesi’ne katılmak üzere İstanbul’a gelen Braungart, sistemini “devrim” olarak niteliyor. Binaların yalıtılmasını doğru bulmayan Braungart, izolasyonun değil iç mekanlardaki hava kalitesinin önemli olduğunu dile getiriyor. Braungart, “Binayı tamamen izole ederseniz tamamen yanlış şeyi doğru yapmış oluyorsunuz” diyor. Evlerde özellikle PVC’lerin çok tehlikeli olduğuna dikkat çeken Braungart, Türkiye’de bu malzemenin çok fazla kullanıldığına dikkat çekiyor.


Kaynakça; Cumhuriyet  Gazatesi 22.02.2012, İnternet

15 Şubat 2012 Çarşamba

Mirsis 2012’ye de hızlı girdi


Mirsis, son dönemlerde sektörde ismi en çok duyulan şirketlerden biri. Oldukça dinamik bir şirket olarak yoluna devam Mirsis’in kurucu ortakları Gül Düzgider ve Ece Kutlucan ile konuştuk.


2010’u 130 kişilik bir ekiple ve 6.6 milyon liralık ciroyla tamamladıklarını açıklayan Gül Düzgider, 2011’i ise 163 kişi ve 9.8 milyon lira ciro ile kapadıklarını belirtti. Yüzde 148 ile büyüdüklerine dikkat çeken Düzgider “Hedefler tuttu. 2012’de 229 kişiye ve 16.47 milyon lira ciroya ulaşmak istiyoruz. Yüzde 168 cirosal büyüme hedefledik. 2013’te 285, 2014’te 330, 2015’te ise 363 kişi olmak istiyoruz. 2015 ciro hedefimizse yaklaşık 29 milyon lira. 2010’da Yapı Kredi projesi kilometretaşımız idi. 2011’de Akbank ödemeler projesi önemli bir projeydi. Yeni bir hizmet alanı olarak test hizmeti Akbank’ta başladı. 2011’de mevcut müşterilerimizle işlerimizi derinleştirmek istedik. 2011’de mobil alanda da yatırım yaptık. Mirsis için yeni bir alandı, mobil tarayıcı konusunda bir uygulama çıkartıldı. Bu alana odağımız bu yıl da devam edecek” dedi.
Kalite yolculuğu başladı
Geçen yıl CMMI belgelendirme sürecine girdiklerini söyleyen Düzgider, bu konuda bir yıldır denetim şirketiyle ilerlediklerini, üç aylık periyodlarda kontrol altında olduklarını kaydetti. Bu yıl içinde belgelerini alacaklarına değinen Düzgider, “Uluslararası iş modellerinde bu belgeyi kullanmayı hedefliyoruz. 2011’de mevcut uygulamalarımızda istek bazlı geliştirmeler yaptık. Finans sektöründe olağanüstü durum EFT sistemini çalıştırma platfromunda geliştirdik, ağ geçidi haline getirdik. NFC çalışmalarımız oldu. Eğlence ve teknolojiyi birleştiyoruz. Mobil finansal sistemlerini inceledik. Dünyadan referanslara da baktık, Birkaç başlık gördük, para transferi, mobil tarayıcı gibi. Lokasyon bazlı servisler var. Tüm bu başlıklar üzerinden detaylı fizibiliteler yapıyoruz ve ihtiyaçları da araştırıyoruz” şeklinde konuştu.
Ece Kutlucan ise finans sektöründe beş yeni kurumsal müşterinin yolda olduğunu açıkladı. Bu müşterilerin taleplerini karşılamak üzere çalışmaya başladıklarını belirten Kutlucan, hem ürün hem hizmet bazlı çalışmalar yapacaklarını söyledi.


Kutlucan, “Hedefleri ekiple birlikte belirleme vizyonumuz var. Önümüzdeki aylar içinde çalıştaylarımız olacak. Hedefleri çalışanlarla belirleyeceğiz. Mirsis Akademi adında yeni bir oluşuma geçtik. Bilgi birikimimizi paylaşacağız. Sistem dışkaynağı tarafında da hedeflerimiz var. Birikimimizi dışkaynak modelinde şirketlere vereceğiz.

BTHaber Sayı:858

1 Şubat 2012 Çarşamba

Mirsis, Yapı Kredi'nin ihtiyaçlarına uygun yeni bir ürün tasarladı.

Yapı Kredi, "SM3 Güvenlik Standartları Olgunluk ve Uyum Yönetimi" yazılımı ile kurum politikalarının ulusal ve uluslararası standartlar ile uyumunu kolaylıkla takip edebiliyor. Mirsis'in  Yapı Kredi'ye  özel olarak oluşturduğu yazılım denetimlerden önce geliştirilmesi gereken adımları da belirliyor.

Dış kaynak, yazılım, test hizmeti, kariyer danışmanlığı gibi alanlarda faaliyet gösteren Mirsis, Türkiye'nin önde gelen bankalarından Yapı Kredi ile gerçekleştirdiği projede bankanın ihtiyaçlarını en iyi şekilde analiz ederek, bunları adresleyen bir ürün oluşturdu.

Mirsis'in Yapı Kredi'nin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayacak biçimde tasarladığı SM3 Güvenlik Standartları Olgunluk ve Uyum Yönetimi Yazılımı, kurum politikalarının ulusal ve uluslararası standartlar ile uyumunun kolaylıkla takip edilebilmesi amacıyla hazırlanmış bir platform olarak tanımlanıyor. Sistem, politika olgunluklarını kontrol ederek denetimlerden önce geliştirilmesi gereken adımları belirliyor. SM3 kurum politikalarını gruplayarak standartlar ile olan uyumluluğu tüm uluslararası standartlar ve ulusal standartlar ile test ediyor. Esnek yapısı ile standartların yeni sürümleri kolaylıkla sisteme yüklenebiliyor. Yeni standart girişi yapıldığında SM3, standartlar arası ilişkileri takip ederek bu standardın ne ölçüde kapsandığını görüntüleme olanağı sunuyor. SM3'ün risk değerlendirme ekranı ile tek ekrandan varlıklar üzerindeki tehditler ve olası senaryolar değerlendiriliyor. Var olan kontrollerin belirlenmesi ve yeni kontrollerin planlanmasında da kolaylık sağlıyor. Senaryoların etkileri ve olasılıkları belirlenip risk seviyesi ortaya çıkarılıyor. Ayrıca SM3 ile bulgular ve kontroller görev yönetimine tabi tutuluyor. Oluşturulan kayıtlar ilgili sistemdeki kullanıcılara atanıyor, görevlendirilen kullanıcılar takip ediliyor ve belirlenen son teslim tarihine kadar uyum denetleniyor. Tüm bunlar web tabanlı ve hızlı bir şekilde uyarlanarak, güvenlikten ödün vermeden ve sorunsuzca gerçekleştiriliyor.

"Bankanın güvenlik seviyesini standartlara göre belirlemek gerekiyordu"

Projenin oluşumu, gelişimi ve sonrasında sağlanan faydalar hakkında bilgi veren Yapı Kredi BT Güvenlik Yönetimi Müdürü Levend Abay, banka olarak yıl boyunca çok farklı denetimlerden geçtiklerini ifade etti. Her denetçinin sistem ve süreçleri farklı standartlara göre denetlediğini  anlatan Abay, Mirsis ile gerçekleştirilen proje öncesi bu bulguları daha basit ve farklı programlarla takip ettiklerini dile getirdi. Abay ayrıca şunları söyledi: "Eski yöntemle özellikle verdiğimiz taahhütlerin takibi konusunda bazı zorluklarla karşılaşıyorduk. Başta güvenlik standartları olmak üzere farklı standartlarda farklı bakış açılarıyla aynı konular adresleniyor. Farklı denetimlerden çıkan uyumsuzlukları tekil hale getirerek yönetmek işimizi çok kolaylaştıracaktı.

Diğer yandan Bankanın güvenlik seviyesini standartlara göre belirlemek gerekiyordu. Bir sonraki seneyi planlarken kendimizi iyileştirerek projelendirme yapmak istiyorduk. Tüm bu ihtiyaçlarımız bizi bu projeye girmeye teşvik etti."

"Mirsis ekibi ürünü kısa sürede geliştirdi,
pazarda muadil bir ürün yoktu"

Peki bu süreçte Yapı Kredi ve Mirsis nasıl bir araya geldi? Abay, öncelikle bir araştırma sürecinden geçtiklerini, güvenlik olgunluk modelleri konusunda birçok çalışma incelediklerini, bu süreçte kendi içlerinde bir şey yapıp yapamayacaklarını da sorguladıklarını belirtti. Abay, Mirsis ile bir araya gelme süreçlerini şu şekilde anlattı: "Mirsis, hem kendi yazılımlarını geliştiren hem de firmalara yazılım desteği veren bir şirket. Araştırma dönemimiz içinde onlarla görüştük; bize çözüm ve hizmetlerini anlattılar. İlk planda bizim ihtiyaçlarımız ve onların sunduğu hizmetler birbiriyle örtüşüyordu. Bazı ürünleri biraz daha geliştirip bizim ihtiyaçlarımızı da karşılayacak ürünler haline getirebileceklerini gördük.

Mirsis ekibine ihtiyaçlarımızı aktardık ve onlar da kısa sürede bize uygun bir ürün geliştirdi. Yazılım desteği de Mirsis tarafından verildi. Pazarda muadil bir ürün yoktu ve bizim için sıfırdan bir ürün geliştirildi."

"Ürün farklı standartlar için farklı bakış açıları getiriyor"

Ürünün aktif hale geçmesinin ardından çözüme ulaşmada büyük kolaylık yaşadıklarına dikkat çeken Abay, artık kendileri için bulguları takip edip gruplamanın çok kolay hale geldiğini ifade etti. Artık aylık olarak rapor çekebildiklerine, bulguları birleştirip proje haline getirebildiklerine değinen Abay, "Kısacası ihtiyaçlarımıza kalıcı çözümler getirmiş olduk. Üründe standartlara uyum anlamında bir puanlama var. Buna göre puanımızı, puanımızın neden düşük olduğunu ve zayıf olduğumuz yanları görebiliyoruz. Ayda bir kez hazırladığımız sunumumuz için programda bir yönetim özeti butonu oluşturuldu. Birkaç günümüzü alan rapor hazırlama süreci bir butonla çok daha kolay hale geldi. Ürün, farklı standartlar için farklı bakış açıları sunuyor; ayrıca bunların arasında eşleştirmeleri de yapabiliyoruz. Hem daha derli toplu olmamızı, hem de daha tutarlı plan yapmamızı sağlıyor."
Levend Abay
Yapı Kredi BT Güvenlik Yönetimi Müdürü

"Mirsis ihtiyaçlarımızı çok iyi anladı ve kısa sürede adapte etti"

Proje süresince Mirsis ile çok yakın bir ilişki kurduk ve projenin her aşamasında yoğun bir emek sarf ederek sorunlara birlikte çözüm üretmeye çalıştık. Doğru sonuca ulaşmak için Yapı Kredi'ye özel yeni bir ürün geliştirilmesi gerekliydi ve bunu yaptık. 1,5 yılı aşkın süredir ürünü aktif şekilde kullanıyoruz ve hiçbir sorun yaşamadık. Önümüzdeki dönemde ürünü daha da geliştirmek adına Mirsis ile çalışmaya devam edeceğiz.